Tırnaklarımda biraz önce yediğim balıkların izleri var. İçtiğim rakının izi daha büyük ama görünmüyor. Bodrum'u hatırlattığından mı yoksa herşeyi daha iyi anlattığından mı bilmiyorum Ezginin Günlüğünü açıyorum. Gereksiz bir ayrıntı olamıyor, diyorum ya beni yansıtıyor.
Balığımı afiyetle yiyorum, kitapta okuduğum gibi kendi hızıma yetişemeden ellerimle içimden ballandıra ballandıra yiyorum. Okuduklarımı hatırlayınca iştahım daha çok açılıyor. Çocukları düşnüyorum, ohh davul gibi şişiyordu karınları.
Kitaptakilerin ayrıntısından kurtuluyorum. Ben kalıyorum. Konuşamadığımdan, anlatamadığımdan bir ben kalıyorum. Böyle küçük bir ara bulunca hemen sıvışıp yalnız içiyorum. Her kendime geldiğime daha çok içesim geliyor. Bugün ayrı bir gün olacağından roka salatası alıyorum. Paranın gözümde bir değeri yok, yalnız farklı bir gün olmalı bugün.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder