20 Kasım 2012 Salı

Sen

Aslında konuşmayı istiyorum. Birinin saçma sapan sebeplerle beni kızdırmasını bile istiyorum. Ya da yalnız gönlünü almamı beklesin.
Büyük bir iştahla konuşayım o da aynı iştahla anlatsın istiyorum ne zamandır. Belli bir yalnızlık çekiyorum biliyorum ama dindiremiyorum.
İnsan düşünüyordur herhalde şu yaşadığım an mutlu muyum diye? Mutlu olmadığımdan gocunmadım hiç. Yok böyle olmuyor, hayata küseyim madem'leri de geçtik. Ne zamandır bunu düşünsem, hayalimde küçük bir valizle Afrika'ye gidiyorum. Afrika örneği absürt oldu ama yapacak bir şey yok bildiğin Güney Afrika'ya gidiyorum. Belki Hürriyet'in Seyahat eki yüzündendir. Şu soğuk günler orada güzel bir yazın yaşandığını söylüyordu. Neyse...
Bugün televizyonda Can Dündar'ı seyrederken hiç bir kitabını okumadığımı fark ettim. Çektiği Mustafa'yı çok beğenmiştim. İyi kötü köşe yazılarını da okuyorum. Ama bir kitabı eksik kalmış.
Şu Coca Cola reklamındaki halay sahnesine çok gülüyorum. Adamı bir anda halaya alıp götürmeleri çok hoşuma gidiyor...
Babama forma aldım. Aslında bu benim için nasıl desem boyun borcumu ödemek gibi bir şey. İlk defa kendi kazandığım parayla bir şey aldım ve çok iyi hissettim. Totem yapacağım demişti telefonda inşallah yeneriz demişti. ! Gol attık.
Güzel oldu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder