23 Ocak 2026 Cuma

Mutluluk

 Eski yazılarımı okumak ve böyle bir sayfaya sahip olmak beni çok mutlu etti. Kimsenin bilmemesi benim yıllar arasında gezinmem gülümsemem benim için çok özel.

Sarhoş olmadan yazmak da güzel olurdu. Ama oğlumun iPad’inden gece kaçak göçek yazmak da güzel..

Kızımın fotoğrafını gördüm az önce sayfada yeniden mutlu oldum. 7 yaşına geldi. Oğlum da 9 yaşını bitiriyor. Her zaman her fırsatta söylediğim gibi zaman geçiyor. Ailem ile zamanımı geçirebilmek büyük ayrıcalık. Sağlıklı olabilmek planlar yapabilmek paha biçilemez. Şükrediyorum.

Az evvel yıllar sonra sayfamı okuduğumu hayal ettim ve yine mutlu oldum. Zamanın ne çabuk geçtiğini düşüneceğim ve eski güzel günleri hayal edeceğim. Şu an mutlu olmak güzel umarım yıllar sonra da bu şekilde düşünürüm.

Bir fotoğraf bırakmak istiyorum bu sefer oğlum ile. 

Hayat ne ilginç birkaç saat evvel blog sayfam olduğunu unutmuştum şimdi tarihe not düşüp fotoğraf bırakıyorum. Bu fotoğraf ileride benden başka birileri tarafından görülecekse çocuklarım sizi çok seviyorum.

11 Ekim 2023 Çarşamba

Geçici Alışkanlıklar

 Birinci geçici alışkanlık depresyondu. Belki de yaşım sebebiyle, hayatım sebebiyle, olduğum yer yüzünden. Bilemiyorum.

Şu an eşim için, çocuklarım için ve hayatım için bir önceki sefer gibi depresif ( doğru kelime olmadı galiba )  düşünmüyorum. 

Yaşımı hesaplayım. 89 Haziran'dan bu yana az önce hesapladım. -yaş hesapla diye site varmış- 34 yaşımı doldurmuşum. 

Eşim A. , yoldaşım, yine gelsem yine olacağım yuvarlanıp gidiyoruz. Bazen çok düşüyoruz ama kalkıyoruz. Çocuklarımız güzeller, mutlular, mutlu kalsınlar. 

Dune okumağa ( hep özenmişimdir bu ğ'ye ) başladım. Bence arka kapakta yazdığı gibi Lord of The Rings evreni kadar güzel ve başarılı. 

İşe odaklanmak diye bir yayınımın olması lazım bence hala başarılı değilim. 

annemi aramak istedim. meşguldü,

babannemi aradım. bir şeye ihtiyacı yokmuş.

Fonda Blonde Redhead çalıyor. Hazır güzel şarkı çalarken ikinci geçici alışkanlık ne onu düşünelim. 


İkinci geçici alışkanlığımı bulamadım. Bulunca yazarım. 

Bugün dünya kız çocukları günüymüş. Kızımla fotoğrafımı bırakıyorum. Öpücükler. 



6 Mayıs 2022 Cuma

Depresyon

 Motivasyonumu düşüren şeyin depresyon olduğunu düşünüyorum. A'nın beni anlamadığını, tekdüze yaklaştığını hissediyorum. Yeni tanıştığımız biriyle anlayış ile yarak kürek bir konuya katılırken benzer bir konuda benimle konuşurken kafası sağa sola sallanıyor.

32 yıl 10 ay bilmem kaç gün. Yalnız hissediyorum. En yakınım ile konuşmak bile istemiyorum. Hayata bakış yönlerimiz farklı, sabah uyanışımız farklı, yatışımız farklı.

Pek ortak nokta arar durumda değilim. Bencil olmak ve düşünmek istemiyorum.

Siktiğimin gecenin 3'ünde yatağımda tavana bakmak yerine uyumak istiyorum.



15 Mart 2022 Salı

Günlük

 Selam.

Aralıklı oruca devam ediyorum. Kilo verme isteğim sekteye uğramamış durumda. Bu güzel.

İş motivasyonumu artırmanın peşindeyim. Bence yardıma ihtiyacım var.

Çocuklarım iyiler.

Eşim.. Yorulduk. Yenilenmeye ihtiyacımız var.

Kimse ile görüşmüyorum. Semsan ve Osman uzaktalar. Çok yakınımda göremiyorum onları. Uzakta da olsalar aklımda hep yakındılar. 

Hayatımda bir bahar müziğine ihtiyacım var. 

Rastgele...

22 Şubat 2022 Salı

Döngüler

Aynı kavgaları etmek üzerine döngüler. Aliye ile parayı nasıl harcadığımız üzerine yaptığımız tartışmaların belki 100.'sünü ettik. Bu döngü üzerine değişen pek bir şey olmuyor. Gerçekten çok sıkıldım. 
İşim ile alakalı çok güzel gelişmeler var. Mesleğimin 10. yılında esnek çalışma saatleri olmayan, insana insan olduğu için değer veren bir firmada çalışıyorum. Pek bilinmese de şehrin en hayırsever kişinin firmasındayım. Bu his güzel. 300 liralık maaş zammından sonra S500 Maybach alan patronlar da görmüştük. İyi insanlardı diyorum tabi. Acemilerdi.
Oğlum ve kızım büyüyorlar. Babayım (:
 Kendi içimde halletmediğim ama kendimi geliştirerek halletmeye çalıştığım şeyler varken, kendi babama - ona haksızlık etmeden - benzememeye çalışarak iyi bir baba olmaya çalışıyorum. Kolay sinirleniyorum. Küçücük oğluma kolayca sinirlenmemin, bazen bağırmamın kendi içimdeki sebeplerini arıyorum. Bulduğumun yakasına yapışıyorum.
Kilolarımın motivasyonumu düşürdüğünü fark ettim aylar önce. Belli aralıklarla diyet yaprak fit bir vücuda sahip olmaya çalışıyorum. Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur sözünün o kadar doğru olduğuna inanıyorum ki. Şimdilerde aralıklı oruç ile kilo vermeye çalışıyorum. Aslında spora da başlamıştım ama belimi incittim. Tedavi oluyorum biraz tuzlu bir tedavi. Hareketlerim ciddi anlamda kısıtlandı. Birlikte spora başladığım arkadaşlar epey geliştiler. Hızlıca iyileşebilirsem yaza ben de gelişmek istiyorum.
Birkaç yıl sonra ki günlük şeklinde oldu : / Birkaç kez yazmayı denedim aslında. Sildim, yazamadım. Kendime pek vakit ayıramıyorum galiba. 
Eksik bitirelim bu yazıyı. İstediğim şeyleri bilmem gerekiyor. Zevk aldığım şeylerin değiştiğini hissediyorum. Mesela arkadaş ortamından sıkıldığımı hissediyorum. Birlikte bir hobimizin olmaması canımı sıkıyor. Evde tıkıl, leş gibi sigara kok, gözlerin yaşarsın sigaradan, alkol al, instagramda takıl döngüsünden uzak durmaya çalıştığımı fark ettim şimdi. 


Doğada vakit geçirebilecek biri miyim bilmiyorum. Öğrenmenin zaman alacağını biliyorum ama denemeliyim. 
Afad gönüllüsü oldum. Eğitim videolarımı tamamlayıp ne kadar ilerleyeceğimi görmem gerek. 

Bunlar kendim için yapacağım şeyler. Kendim için yapacağım şeylerin beni daha iyi bir baba, eş, insan yapacağını düşünüyorum.

Yapacağım. 


29 Haziran 2020 Pazartesi

Zaman

Bir önceki yayınımın isminin "Uzun Yıllar" olması enteresan aslında. Çünkü işten gelip evde tek başıma yatağa uzanmışken, aklıma gelen ilk yazı başlığı yine aynı oldu. Uzun yıllar...
Çınar'ımdan bahsetmişim. Aden'imden de bahsedeyim. Nazlı mı nazlı bir kızımız oldu. Ailemiz tamamlandı. Allahım eksiltmesin. Ömürlerinin uzun ve güzel yıllarına şahit olalım inşallah.
Neyin eksik neyin tamam olduğuna biz karar veremiyoruz bence. Bizden daha yüce daha güçlü daha bilge bir yaratıcıya Allah'a inanıyorum. Bu blog onunla da konuşmama imkan olabilir belki. Dinlerden soğudukça Allahımdan da soğumam, daha az konuşmam beni ufak ufak rahatsız ediyor bir süredir.
Çocuklarımız o kadar güzeller ki, o kadar masumlar ki, biz de o kadar masummuşuz ki. Babalarımız da bizi böyle sevdi mi acaba biz küçükken. Daha bebekken öpüp kokladı mı uzun uzun. Ben doyamıyorum çocuklarıma. Allahım yokluklarını göstermesin.
Eşim. Aliye. Uzun ve zor bir yolculuğa çıktığımızı biraz geç fark ettik bence. Hayatta, hayatı yaşarken gözü kara olan o olsa da, çocuklar ve evlenme konusunda sanırım gözü daha kara olan benim. Herşeyi planlamışım gibi oldu. Genç yaşımızda iki güzeller güzeli çocuğumuz oldu. Allahıma şükürler olsun.
Bir ev aldık. Aylardan Haziran. 31. yaşımı doldurmamın üzerinden yaklaşık 4 gün geçmiş. Ocak ayında taşınmayı düşünüyoruz inşallah. Büyük bir borcun altına eşimin gözü karalığı sayesinde girmiş olduk. İlk büyük kavgamızı da etmiş olduk bu arada. Yıllardır ilk kez ağladım. 10 yıldır ilk kez kalbim kırıldı belki. Unutmayacağım kötü bir anı oldu, öyle de kalacak sanırım. Hayırlısı olsun.
Değişim isterken evlenip iki çocuk sahibi oldum. Sanırm istediğim değişimi yarattım. Diğerlerinden farklı bir yola saptım ve hiç pişman olmadım.
Allahım pişman etmesin.


bir fotoğraf bırakalım. hayatın bizi daha güzel yerlere götürmesi dileğiyle.

18 Ekim 2018 Perşembe

Uzun Yıllar

Bu kadar zaman sonra yeniden buraya yazmam benim için çok farklı. Tarifi zor. Neden diye soracak olursanız son yazımın üzerinden yaklaşık 5 yıl geçmiş. 5 koca yıl.
Alya ile sevgiliymişiz. Artık evliyiz. 2 yaşında bir oğlumuz var ve Alya hamile.
Hayatın bize getirdikleri ve bizden götürdükleri ne kadar fazla. Son yazımı okuyunca aslında bazı yönlerden kendimi kısır bir döngüye girmiş gibi hissettim. Bu pek iyi değil. Sağlıklı yaşamak istiyorsan sağlıklı yaşarsın. Bunu hep istemek hep karar almak sanki yıllar boyu bunu isteyecekmişsin gibi. - elde edemeyecekmişsin gibi-
Oğlumun ismi Çınar. Hayat ağacım, umudum, mutluluğum, bizim herşeyimiz. Birine ne kadar aşık olabilirseniz oğlumuza o kadar aşığız hatunla.
Oğlum ile ilgili bir çok kere bir çok şey yazmak istedim. Ama yazmadım. Yıllar önce bazı şeyleri değiştirmek için açtığım bu blog belki de büyüdüğünde Çınar'a ve diğer çocuklarımıza ulaşmak için bir kapı olur belki de.
Üniversite yıllarında fotoğraf çekerdim. O fotoğrafların olduğu diski bulmam ile eski film arşivlerime ulaşmış oldum. Belki de beni blogger'a yeniden getiren şey "the leap year" 'ı izlemem oldu. Eskiden de çok sevip unutmuştum. Tosun ve alya uyurken yeniden hatırladım. çok sevip eskittiğiniz bir şarkıyı yeniden hatırlamak gibi oldu.